top of page

İklim Krizi: Çağımızın Yeni Küresel Afeti ile Yüzleşmek

Güncelleme tarihi: 10 Eyl

Dünya Sağlık Örgütü, iklim krizini “21. yüzyılın en büyük sağlık tehdidi” olarak tanımlıyor. Bu tanım, yalnızca soluduğumuz hava, içtiğimiz su ya da gıda güvenliğiyle ilgili değil; aynı zamanda ruh sağlığımızı da kapsıyor.


İklim krizi, artık yalnızca çevresel bir mesele değil; küresel ölçekte toplumların duygusal ve psikolojik yaşamını dönüştüren bir “yeni küresel afet ve travma” haline geldi. Yangınlar, seller, kuraklık gibi doğrudan afetler yanında; belirsizlik, göç, ekonomik kayıplar ve gelecek korkusu da ruh sağlığı üzerinde derin etkiler bırakıyor.


1. İklim Krizinin Ruh Sağlığına Etkileri


Doğrudan Travmatik Etkiler

  • Afet sonrası ruhsal sorunlar: Orman yangınları, sel felaketleri veya kasırgalar yaşayan topluluklarda travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon ve anksiyete sık görülür.

  • Yas süreçleri: Evini, köyünü ya da geçim kaynağını kaybetmek, doğal afetlerde yaşanan kayıplarla birleştiğinde derin yas süreçleri doğurur.


Dolaylı Etkiler

  • Göç ve yerinden edilme: Kuraklık veya seller nedeniyle göç eden topluluklarda kayıp duygusu ve kültürel kopma yaşanır.

  • Geçim kaynaklarının kaybı: Tarım ve hayvancılıkla geçinen kişiler, iklim değişikliği nedeniyle ekonomik belirsizlikler yaşar; bu da kronik stres yaratır.

  • Sürekli belirsizlik: “Gelecek yıl daha kötü olacak” düşüncesi, bireylerde tükenmişlik duygusu doğurur.


2. Psikolojik Kavramlar

  • İklim kaygısı (eco-anxiety): Gelecek hakkında sürekli endişe ve umutsuzluk.

  • Eko-travma (eco-trauma): Afetler ve doğrudan deneyimlerle tetiklenen travmatik etkiler.

  • Eko-yas (ecological grief): Yok olan doğa unsurları için duyulan yas — örneğin, kuruyan bir göl, yok olan bir orman ya da kaybolan canlı türleri.

Bu kavramlar, iklim krizinin sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve varoluşsal bir kayıp deneyimi yarattığını gösteriyor.


3. Kırılgan Gruplar

İklim krizi herkesi etkiliyor ama bazı gruplar çok daha savunmasız:

  • Çocuklar ve gençler: Geleceklerini en fazla riske atacak krizle yüzleşirken en çok kaygı yaşayan grup.

  • Afet bölgelerinde yaşayanlar: Sel, yangın, kuraklık deneyimleri doğrudan ruhsal yaralar bırakıyor.

  • Doğaya bağımlı geçim kaynakları olan topluluklar: Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, iklim değişikliğinin ilk etkilerini yaşıyor.

  • Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı gruplar: İklim krizinden en çok etkilenen ama başa çıkma kaynaklarına en az erişimi olan topluluklar.


4. Toplumsal ve Politik Boyut


İklim krizinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri bireysel değil, toplumsal ve politik süreçlerle de yakından ilişkilidir.

  • Eşitsizlik: Zengin ülkeler krizle başa çıkmak için daha fazla kaynağa sahipken, düşük gelirli toplumlar daha ağır etkileniyor.

  • Politik eylemsizlik: Yetersiz politik önlemler bireylerde öfke, umutsuzluk ve güvensizlik duygularını artırıyor.

  • Toplumsal dayanıklılık: Afet sonrası toplulukların bir araya gelmesi, dayanışma ağları kurması iyileşmenin en önemli koşullarından biri.


5. Ruh Sağlığı Çalışmalarına Yönelik Öneriler

  • Afet psikolojisini genişletmek: Artık yalnızca depremler ya da savaşlar değil, iklim krizinin yarattığı yeni travmalar da ele alınmalı.

  • Toplum temelli ruh sağlığı programları: Afet bölgelerinde kısa süreli değil, uzun vadeli destek sistemleri kurulmalı.

  • Psikolog ve terapistler için eğitim: İklim krizinin ruhsal boyutlarını anlamak, terapötik sürece entegre etmek.

  • Politika entegrasyonu: Ruh sağlığı hizmetleri, iklim politikalarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmeli.


6. Sürdürülebilir Çözümler ve Dayanıklılık

Bireysel Düzeyde

  • Farkındalık geliştirmek: Kaygıyı fark etmek, onu yok saymadan yönetmek.

  • Küçük çevresel adımlar: Enerji tasarrufu, geri dönüşüm gibi eylemler kontrol duygusunu artırır.

  • Doğa ile bağ kurmak: Doğada geçirilen zaman, stresin azalmasına katkı sağlar.

Kolektif Düzeyde

  • Dayanışma ağları: Kriz anında yalnız olmadığını bilmek, psikolojik yükü hafifletir.

  • Topluluk temelli girişimler: Ortak bahçeler, geri dönüşüm kampanyaları, iklim aktivizmi.

  • Politik farkındalık: Krizi yalnızca bireysel tercihlere indirgemeyip, yapısal çözümlerin savunulması.


👉 Araştırmalar, kolektif eyleme katılan kişilerin iklim krizinden kaynaklanan kaygıları daha yönetilebilir hale getirdiğini göstermektedir (Stanley et al., 2021).


Sonuç

İklim krizi artık yalnızca ekolojik bir mesele değil; insan psikolojisini derinden etkileyen küresel bir afet. Bu çok katmanlı travmayla baş etmek, bireysel baş etme stratejilerinin ötesinde, toplumsal dayanışmayı, kolektif eylemi ve politik dönüşümü zorunlu kılıyor. Ruh sağlığı profesyonellerinden siyasetçilere, topluluklardan bireylere kadar herkesin bu gerçeği görmesi, ekolojik onarım ile psikolojik onarımı birbirinden ayrı değil, aynı sürecin iç içe geçmiş parçaları olarak kavramakla mümkün.


Kaynakça

American Psychological Association. (2017). Mental health and our changing climate: Impacts, implications, and guidance. APA & ecoAmerica.

Clayton, S., Manning, C., Krygsman, K., & Speiser, M. (2017). Mental health and our changing climate: Impacts, implications, and guidance. American Psychological Association and ecoAmerica.

Hickman, C., Marks, E., Pihkala, P., Clayton, S., Lewandowski, R. E., Mayall, E. E., Wray, B., Mellor, C., & van Susteren, L. (2021). Climate anxiety in children and young people and their beliefs about government responses to climate change: A global survey. The Lancet Planetary Health, 5(12), e863–e873. https://doi.org/10.1016/S2542-5196(21)00278-3

Pihkala, P. (2020). Eco-anxiety and environmental education. Sustainability, 12(23), 10149. https://doi.org/10.3390/su122310149

Stanley, S. K., Hogg, T. L., Leviston, Z., & Walker, I. (2021). From anger to action: Differential impacts of eco-anxiety, eco-depression, and eco-anger on climate action and wellbeing. The Journal of Climate Change and Health, 1, 100003. https://doi.org/10.1016/j.joclim.2021.100003

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page